Cumartesi, Mart 28, 2009

beyaz gemi


Cengiz Aytmatov'un kitapları benim için sorun teşkil etmiştir. Bunun en önemli nedeni de, yazarın gereksiz ve aşırı bir umutsuzluk yaratan olay örgüsü, her şeyin üst üste gelmesi ile saf iyi ve saf kötü bir biçimde betimlenen karakterleri. Toprak Ana böyleydi benim için. Belli bir yere kadar ancak okuyabilmiştim. (Aradan uzun bir zaman geçti gerçi.) Gün Olur Asra Bedel'i de kişisel sebeplerle okumaya elim gitmedi. Sizde pek hoş hisler uyandırmamayı başaran ya da size bir şekilde zararı dokunan kişilerin "en sevdiğim kitap şu" diye ortalarda gezinmelerinin doğal sonucu. Kişisel koşullanma diyelim bu duruma.

Beyaz Gemi'nin çocuk kitabı havası da, başta beni içine çeken bir anlatımı varmış izlenimi verse de, belli bir yerden sonra beni tatmin etmemeye başladı. Saf iyiliği temsil eden dede karakteri, saf kötülüğün timsali damat, çaresiz kadın karakterler, direnişi ve hayalleri temsil eden çocuk karakter vardı. Bir de geyik efsanesi. Ve yine her şey üst üste geliyor, yine dayanılmaz acılar aşılanıyor okura. Başkalarının bir çırpıda okuyup keyif alabileceği bir kitap olabilir. Ama yalnızca tek kutuplu karakter betimlemeleri bile okuma hevesimi kaçırıyor.

8 yorum:

Ludmilla dedi ki...

Aytmatov'u sevmiyorum ya ben, ezelden beri, Selvi Boylum Al Yazmalım filmini sevsem de Aytmatov'u yine de sevmiyorum :)

Sera dedi ki...

ben de sevemiyorum hiç Selvi Boylum Al Yazmalım'ı farklı bir yere koymak lazım sanırım.

Adsız dedi ki...

Bende Aytmatov'un Cemile isimle kitabını okudum ama sevdim diyemem. Acıklı bir aşk öyküsü sadece o kadar.

Sera dedi ki...

demek ki bu konuda da hemfikiriz :)

ena dedi ki...

Toprak Ana'yı ilkokul 5'te okumuştum. O dönemde hoşuma gitmişti. Ortaokulda da birkaç kitabını okudum. Onları da o dönem içinde sevmiştim. (ama geçen sene son çıkan kitabına 3 sayfa dayanabildim, o ayrı.)

Ancak Beyaz Gemi'nin çok ayrı, çok olumsuz çağrışımları var bende. İlkokuldayken annem zorla okutmaya çalışmıştı bana bunu. Birkaç sayfa okuyup beğenmemiş, geri bırakmıştım. Annem ısrarla elime tutuşturup duruyordu:) Ranzanın altına mı atmadım, döşeklerin arasına mı saklamadım bu kitabı okumamak için... Ama sonunda okumamayı başardım:)

Görüyorum ki bir şey kaybetmemişim:) Eyvallah...

Sera dedi ki...

kişisel yaşantıların de etkilediği bir gerçek. zamanla beğenilerimizin değişebildiği de. :)

La Santa Roja dedi ki...

Benim bütün kitaplarını okuyup bitirdiğim ender yazarlardandır Aytmatov. Herkesin zevki farklı tabi :) Ama desen ki ne anlatıyordu Beyaz Gemi'de, vallahi hatırlamam 10 yıl oldu...

Sera dedi ki...

ben de toprak anayı çok iyi hatırladığımı söyleyemem. aklımda kalan yoğun bir acıydı. :)