
Birçok okurun hayatında önemli bir yer tutmuş ve çeşitli incelemelere tutulmuş bir devasa kitap hakkında ne yazacağımı bilemiyorum ama başladık bi kere. Kitapla ilgili çok konuşsam, mutlaka "spoiler" dediğimiz açık verme olayı doğmuş olacak. Hele bir karakter var, öyle bir saydırasım geliyor ki ona, kitabı okumayanları düşünerek kısa kesmenin en iyisi olacağına karar verdim. Büyücüyü okuyanların yüzündeki Conchis'e özgü ve adadaki sarışın ikizlerin suratında da sürekli gördüğümüz o alaycı gülümsemeyi görür gibiyim. Kitaptan hiç bahsetmezsem de eksik kalacak bir şeyler...
"Bazı deneyimler seni öyle ele geçirir ki, tek katlanamadığın şey bunların sonsuza dek var olamayacağı düşüncesidir." (s.319)
Bu alıntı kitabı en iyi özetleyen cümlelerden biri sanırım. Kitaptaki esrarengiz milyoner Conchis'in kitabın da anlatıcısı olan "zavallı" karakter Urfe ile oyun oynadığı gibi oynuyor Fowles okurla. Özgürlük, ilişkiler, yaşama verdiğimiz anlam, içinde doğup büyüdüğümüz kültürün kişiye yansıyacağı basmakalıplık, Batı toplumunun sonucu ortaya çıkan tatmin olunamazlık ve hayatımıza giren insanların ruhumuza verdiği tahribat "Büyücü" lakaplı Conchis'in oyunları ve bu oyunların Nicholas Urfe üzerindeki etkileriyle anlatılıyor. Kitapta öyle dönüm noktaları, öyle düğümler, öyle tekinsizlikler var ki, okuru serseme çeviriyor. Halbuki kitabın geçtiği yer hiç de tekinsiz bir özelliğin görülemeyeceği bir Yunan adası ve pırıl pırıl güneşin altında cereyan ediyor her şey. Artık en sevdiğim yazarlardan saymakta sakınca görmediğim John Fowles'ın bugünlerde okuduğum Abanoz Kule'sinde de her an bir düzen, bir cinlik olacakmış gibi beklememe de sebep oldu Büyücü'nün anlatımı. En tüyler ürpertici bölümler ise mahkemeli bölümlerdi.
"Özgürlük bir seçim yapıp o yolda devam etmekti; insanın içgüdü ve iradesinin kendini tek başına yeni bir duruma fırlatıp atmasına izin vermesiydi. Şansımı denemem gerekiyordu. İçinde bulunduğum bu bekleme odasından kurtulmalıydım." (s.659)
7 yorum:
Yazmışsın sonunda. :)
Ben hakkında bişi yazmamıştım Büyücü'nün, elim gitmemişti, yazmana sevindim o yüzden.
Fowles'a devam...
sen de kendi gözlemlerini yazsan keşke :)
Harika bir blog. Kitaplarla dolu. Tam bana göre bir blog, adima yakışan. Zamanla tüm yazdıklarınızı okuyacağım.
Büyücü...Okuma listemde artık.
Teşekkürler.
Sevdiğim kitapları yazıcam, Günlerin Tortusu ve Endişeli Peri'de gördüm, özendim gerçi Serpil fotoğraf isteyince de fotoğraflarla beraber yazmayı düşünmüştüm, şimdi öne aldım ama biraz. O zaman Büyücü'den bahsederim de yazı yazmam hakkında. :P
kitap kurdu: blogumun bir kitap kurdunu çekmesi ne hoş. ben teşekkür ederim :)
ludmilla: bahsetmelisin tabii ki bir şekilde. içinde e geçmeyen kayboluş yazını da özlemle anıyorum :p
koleksiyoncu,büyücü ve abonoz kule yi okudum.tuhaftır üç kitap arasına en az on yıl girmiştir.büyücü yü bir kaç yıl önce tekrar okudum ve bi arkadaşla bunun sonu farklı değil miydi geyiği yaptık.öyleymiş.bu yorumu yazmama sebeb olan kızılan, bi ihtimal nefret edilen esas oğlan karakteri;o karakter, büyülü ama sahte onca şey ve karakter arasında efsunlanmış olsa da tek gerçek şey.ikinci son da onun büyüdüğünü de görürüz.hatunla yer değiştirirler (zorlanırlar ya da ikinci şans ne denirse artık) kendisine sunulmayanı sunar,iki uyarı; biri onlar için diğeri kendi hakkında.başka da yapılacak yalanlar haricinde bi şey yoktur.hiç olmamıştır.
Herhangi bir gerçeklik, en süslü yalandan daha iyidir sözünü hatırlatıyor ister istemez...
Yorum Gönder