
Vakti zamanında Ludmilla en çok etkilendiğim ve sevdiğim kitabı ve ona ilişkin alıntıları yazmam konusunda bana bir pas atmıştı. Uzun süredir aklımda ama her seferinde araya başka konular vs. girdiği için, hazır sevgili Aydan Atlayan Kedi tarafından da iki kere mimlenmişken artık bundan bahsetmenin uygun olacağına karar verdim. Şahsıma kitap ya da film mimi gelmesi gayet doğal. "Hangi bloggerla seks yapmak istersiniz" şeklinde bir mimin gelecek hali yoktu bana tabii. (Çok şükür.) O mimi duyunca da blog mimleri hususunda bir sınır olmadığına kanaat getirmiştim. (Lütfen biraz daha yaratıcılık!)
En sevdiğim kitap diyemem ama en çok etkilendiğim kitap sorusuna yanıtım George Orwell'in 1984'ü olur. (Ama sanki Can Yayınları değildi benim okuduğum basımı.) Şu an kitapla ilgili alıntı yazamam çünkü kitap elimde yok ve kitabı okulun kütüphanesinden alıp okumuştum hatırladığım kadarıyla. O anki ruh halime çok denk düştüğü için beni bu kadar etkilemiş olabilir. Kitaptaki tüm o umutsuzluk, günümüz dünyasına ve politikalarına da yansıması sebebiyle daha da etkili olan distopik dünya, karakterlerin çıkışsızlığı o dönemki bunalımlarımla da örtüşüyordu. Başka bir okur yalnızca distopik bir roman olarak eline alıp çeşitli analizler yapabilir kitaba ilişkin ama bana olan etkisi daha kişiseldi. Bu kitaptan sonra elime birkaç ay kitap alamamıştım hatta.Aydan Atlayan Kedi'nin mimi olan "Kitap yazmak isteseydin ne yazmak isterdin?" sorusuna gelecek olursak iki şekilde yanıt verebilirim buna. Eğer bir yazar olabilseydim, öyle bir edebi yeteneğim ya da sabrım olsaydı, düşsel olaylarla ilerleyen bir hikaye yazardım. Bazen kafamda öyle imgeler ve karakterler uyduruyorum da, ama bunları yazabilecek kudretim yok. Biraz Alice'i, biraz Büyücü'nün oyunbazlığını, biraz Burtonesk atmosferleri andıran, ama betimlemelerin olay örgüsüne sekte vurmadığı bir kitap tercihim olurdu. Umutsuz bir öykü olmazdı bu öyle, ama düşlerle gerçeklerin iç içe olduğu ve içselliğin önemli bir yer tuttuğu bir kitap olurdu. (Masal ya da fantezi değil kast ettiğim.)
Bu soruya ikinci yanıtım da, ilk tercihimin aksine bozuk düzenle alakalı bir distopya olurdu yanıtını verebilirim. Orwell, Bradbury ve Le Guin'e bol bol atıfta bulunurdum. Bahsettiğim diğer hayali kitabın düş dünyasına odaklı biçemi yerine diyalogları öne çıkarırdım bu diğer hayali kitabımda. Evet sandığınız ya da sanabileceğiniz gibi Poevari bir korku öyküsü yazmayı istemezdim çünkü onun öykülerini yeterince incelediğim kesin.
Ölmeden önce okumak istediğim kitaplar nedir? sorusunu da hazır laf lafı açmışken yanıtlayım. Mesnevi ve Binbir Gece Masallarını mutlaka anmam gerekir benim de burada. Hala okuyamadığım Karamazof Kardeşler, Don Kişot, İlahi Komedya, Pavese'in Yaşama Uğraşı, Proust'un bir iki kitabı, Durrell'in İskenderiye Dörtlüsü, Thomas Mann'ın Büyülü Dağ'ı, yarım bıraktığım Oğuz Atay (azimliyim hala), James Joyce'un Ulysses'i (Dublinliler sarmamıştı gerçi), Dumas'nın Monte Kristo Kontu bu yazıyı yazarken aklıma gelenler.
Laparagas, Günlerin Tortusu, Moonshine ve Bugünü Yaşama Arzusu pası attığım isimler.
*resim: Franck Juery
9 yorum:
Sera öncelikle yazın ve dokundurmaların harika onu belirtim.İkinci olarak paslardan birinin bana olmasından çok mutlu oldum,çokda teşekkür ederim:)Ama bu mim bana ocak ayında geldi ve yazdım :))Bir başkasına yönlendir istersen:))
http://laparagas.blogspot.com/2009/01/mim-karnnda-bir-noktaen-sevdiimyazar.html
Ayrıca 1984 şu linkte e-kitaplar bölümünden çekilebiliyor.Başka güzel kitaplar da var.Her ne kadar bir kitabın sayfalarına dokunmak kadar keyifli olmasada bilgin olsun istedim:))
http://www.ayrinti.net/nietzsche/yazi/yazilar.html
Çok şahane yazı olmuş, üç mime de cevabını çok beğendim. 1984'ü seçmene şaşırmadım, seni ne kadar etkilediğini daha önce birkaç kez belirtmiştin. Ne yazmak isterdim sorusuna verdiğin cevaptan sonra, keşke yazsaydın da okusaydık demedim değil.
Ve şu okumak istediklerine gelince bu sefer uyumu tutturamamışız ama muhakkak Oğuz Atay'ı okumanı isterim en azından Tehlikeli Oyunlar'ı. Monte Cristo ile Karamazov'lar da çok iyidir. Pavese'yi okuyamadım hâlâ. Ulysses'i de Erkmen çevirisinden okumak istemiyorum, yeniden çevrileceğini de sanmam, ingilizcemin durumu da malum o nedenle hiç yazmadım. :)
Yoruldum yorumu yazarken, dinleneyim. Sonraki yorumlarla olaya yeniden dahil olabilirim. :)
buraneros: hm o mim geldiyse diğer iki mim'den birini konu edinebilirsin.(nasıl bir yazar olmak istersiniz ya da ölmeden önce okumak istedikleriniz gibi.) 3 mim'e cevap yazdım ben de bu yazıda. Güzel yorumun için de teşekkür ederim ayrıca.
1984ü tekrar okumayı düşünüyorum ben de bi ara. herhalde o kadar kötü etkilemez beni artık. :))
ludmilla: Ulysses'in orijinalini okumayı isterim bulabilirsem. Tabi onu o kadar okumak ne kadar sürer bilmem :)) Oğuz Atay'ın Tehlikeli Oyunlar'ı da beni daha çok çekiyor Tutunamayanlar'dan.
Keşke keşke keşke yazar olabilseydim...
1984ün en etkileyen sahnesi hani fareli sahne sonrasında geçen konuşmaydı bence. Beni de etkilemişti ama ben ingilizcesini okumuştum, nedense eğer orijinal dilini biliyorsam o dilde okumaya çalışmak gibi bir zorum var. Bir de bazı diller diğerlerine daha güzel ve direk çevriliyor. Mesela Rusça ve Türkçe çeviriler oldukça güzel ama sanki Fransızca eserlerden Türkçe'ye geçişte bir sürü anlam kaybı oluyormuş gibi.
orijinal dilinde bulabilirsem kitabı, ben de isterdim ama zaten türk dilinde okumak bana daha çok keyif veriyor. türkçenin olanakları, okuduğumuz çeviri de olsa, daha çok okuma isteği uyandırıyor bende. :)
Tamam:))Kurtuluş yok diyorsun yani...Tez zamanda nasıl bir yazar olmak istersinizi zevkle yazacağım merak edilmeye:))Tekrar teşekkür ederim.
Listelerimiz ne çok benziyor seninle sevgili Sera. En kısa zamanda bu listedekileri okuyup bitirmek ve yeni listeler yapmak umuduyla diyelim mi? Ömürlerimiz uzun ve okunmuş kitaplarımız bol olsun :)
buraneros: eh 3 tane seçenek sundum. birini kabul edebilirsin :)
Aydan Atlayan Kedi: Listelerimiz benziyor seninle de Ludmilla ile de. Umutlarımızın devamı dileğiyle :)
Pasi aldim, ve simdi yaziyorum :)
Yorum Gönder