Pazar, Mart 01, 2009

Calvino Günlüğü

Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu, adının da vurguladığı gibi yarım kalmış öykülerden oluşuyor. Bir erkek okur ve bir kadın okur bu yarım kalan öykülerin gizemini ve aralarındaki bağı çözmeye çalışırlarken, Italo Calvino "Gölgenin yoğunlaştığı aşağıya bakarak", "Ay ışığıyla aydınlanan yapraklardan halının üstünde" şeklinde adlara sahip öyküleriyle okura perende attırıyor; en merak ettirici bölümlerinde yarım bıraktığı öyküleriyle okurla dalga geçiyor. Tüm bu birbirinin ardı sıra örümcek ağına dolanmış öyküler bombardımanı benim işime gelmiyor. Okumak, yazarlık ve okur olmak üzerine düşündürmekle gülümsetmek işlevlerini beraber yerine getiren kimi aforizmalarına kapılıyorum daha çok. Yetmiyor ama, yarım kalmış öykülerin nasıl devam ettiğini öğrenmek istiyorum. Bunda en önemli etken, Calvino'nun kendisinin de direk okura seslenirken üzerinde durduğu gibi, kitap ve beklenti arasındaki ilişkimin yüksek olması olsa gerek. Her bir yarım kalmış öyküden onlarca roman ortaya çıkabileceğini düşündükçe de Calvino'nun kıvrak oyunlarına ve zekasına aval aval bakıyorum.

"Sen, insanın içine gireceği en iyi beklentinin, en kötüden sakınmak olduğunu biliyorsun. Genel, hatta bütün dünyaya ilişkin konularda olduğu gibi kişisel yaşamında da vardığın sonuç budur. Ya söz konusu kitaplar olunca? İşte, bütün alanlarda beklentisizliği seçtiğin halde, kitap gibi çerçevesi iyice belirlenmiş bir konuda bir gençlik hazzına hala ayrıcalık tanıyabileceğini düşünüyorsun; evet bu alanda şansın yaver gitmeyebilir, ama yaşayabileceğin hayal kırıklığı çok da büyük olmayacaktır." (s.20)

"Ay yenik bir uydudur, ama üstün gelen yeryüzü, onun tutsağı durumundadır."(s.45)

Atalarımız serisinin devamını beklerken Kesişen Yazgılar Şatosu düştü payıma. Tarot kartlarıyla anlatılan hikayelerle ilginç bir yolculuğa çıktım bu kitapla. Her öykünün yan taraflarında öyküye nazire yapan tarot kartlarının varlığı, kitabı ilgi çekici kılan en önemli öğeler haline geliyor. Küçücük tarot kartlarından birçok hikaye çıkıyor ortaya. Calvino buradaki öykülerle, özellikle son bölümlerde, Macbeth, Hamlet, Faust, Kral Arthur, Oedipus gibi tarihi öykü kişilerine gönderme yapıyor bolca. Bu göndermelerin kitabı sıkıcı hale getirmesini bırakın, daha da akıcı hale getirdiğini söyleyebilirim. Kitaba adını veren ilk bölümü, ikinci bölüm Kesişen Yazgılar Meyhanesi'nden daha çok sevdim. Masalımsı atmosferle tarot-şato-kral-büyücü gibi öğeler herkesin ilgisini çekmeyebilir yine de. Benimse, incecik bir kitaba dünyaları sığdıran Calvino'yu en iyi dostlarımdan biri ilan etmemi engellemeyecektir.

"Neden korkuyorsun, ruhumuzun Şeytan'ın eline geçmesinden mi?"
"Hayır, ona verecek ruhumuz olmamasından."(s.33)


Diğer Calvino günlükleri:

Ağaca Tüneyen Baron
Görünmez Kentler

8 yorum:

buraneros dedi ki...

Bir an''Görünmez Kentler''nerede diye düşündüm:))Sonra farkettim ki,ben daha alemde yokken yazılmış:))Çok severimde:))

Sera dedi ki...

ilk yazdığım kitap günlüklerindendi görünmez kentler. ben de çok seviyorum. tekrar tekrar okunabilir bence :)

Moonshine dedi ki...

Ne kadar guzel..Cok ozendim. Tarih ve siyaset agirlikli olmayan kitaplari, roman ya da siir kitaplarini okumayi ozledim :(

Artik umarim yazin, okumak istiyorum bunlari. Gorunmez Kentler'i ben de cok sevmistim.

Sera dedi ki...

ben de tez yazarken çok özlüyordum akademik vs. olmayan kitapları. eninde sonunda kavuşacaksın sen de :)

Hayalbemol dedi ki...

İkinici kitap daha bir eğlenceli sanki. Yarım kalmış düşünceleri çoğu zaman ben de onaylamıyorum. Kimi zaman doğru bir tarz olsa bile, ben sonu bağlanmış olaylara okuyucunun yorum katmasını daha doğru buluyorum.

Sera dedi ki...

İkinci kitabı daha çok sevdim ben de. :)

Unknown dedi ki...

eğer bir kış gecesi bir yolcu'daki hileyi buldun mu? bütün başlıkları arka arkaya okuyunca hikaye tamamlanıyor...
kesişen yazgılar şatosu ise incecik ama dolu dolu bir kitap, itiraf etmek gerekirse okurken referansları bulayım diye harap olmuştum ama değmişti. çok keyifliydi:)

Sera dedi ki...

başlıkları kitabın sonunda yan yana yazmış, anca o zaman gördüm :)

kesişen yazgılar şatosu daha keyifli geldi bana diğerinden.