
Fowles koleksiyonuma Fransız Teğmenin Kadını, Koleksiyoncu ve Büyücü'den sonra yeni bir halka daha ekledim ve Abanoz Kule'yi de okuyup merakımı gidermiş bulundum. Geriye Yaratık, Mantissa, Zaman Tüneli ve Aristos kaldı ama yakın gelecekte okuyabileceğimi sanmıyorum bunları.
Abanoz Kule ve içindeki diğer öykülere gelecek olursam; kitaba adını veren Abanoz Kule'deki Büyücü havasını sezmemenin ve kitabın üçüncü öyküsü olan Zavallı Koko'da da Koleksiyoncu'dan izler bulmamanın imkansız gibi bir şey olduğuna kanaat getirdiğimi söyleyebilirim. Abanoz Kule'deki yaşlı adamla iki güzel kız tanıdık gelebilir birçok insana. Her an bir dolap dönecek diye okudum bu öyküyü ister istemez. Oyunbazlıktan çok, "başka bir hayat olasılığına" yer veren bir öyküydü. Yaşlı ressamla genç sanat eleştirmeni arasındaki sanat, anılar ve de kadınlarla ilgili sohbetler, yaşlı adamın özellikle soyut sanatı çöp olarak nitelendirdiği bölümler, kızlarla ilgili bölümlerdeki Fowles'ın yine zeki-güzel-entelektüel-çekici-oyunbaz kadınları sevdiği konusundaki tahminleri güçlendirir nitelikteki betimlemeleri ve yine topu okura atan bir son bölüm.
Zavallı Koko enteresan bir hırsızlık öyküsü sunuyor. Arkadaşlarının kır evine kafa dinlemeye ve kitabını bitirmeye giden bir ortayaşlı yazar gecenin bir yarısı hırsızla karşılaşıyor. Hırsızın emelleriyse beklentilerin çok ötesinde bir şok edici an'a sürüklüyor öyküyü. O şok edici an'a kadar hırsızla yazar "dostça" denebilecek konuşmalar yapıyorlar. O an'dan sonra öykünün seyri değişiyor, ki hırsızın yazara ettiğini burada açık edemem tabii ki.
Muamma sonu olmayan bir dedektiflik ve kayıp öyküsü. Olasılıklar üzerinden gidiyor Fowles ve dümdüz bir hayatı, görünürde hiçbir muamması olmayan muhafazakar ve ailesine düşkün bir politikacının kayıp öyküsünü anlatıyor. Elbette bilindik dedektiflik öykülerine benzemeyen bir sona ilerliyor öykü.
Son öykü Bulut ile Ortaçağ efsanesi olarak nitelendirilebilecek Elyduc ise pek tarzım değildi sanki. Elyduc tam anlamıyla bir masaldı. Kafa dinlemek için okunabilecek bir öykü denebilir olsa olsa. Bulut'ta beni iten de karakterlerle satır aralarındaki boşluk duygusuydu.
Kitaba adını da veren Abanoz Kule ile Zavallı Koko kişisel favorilerimden oldu özetlemem gerekirse.
4 yorum:
Her ne kadar tadı damağımda kalsa da severim öyküleri. Fowles'in bu kitabımı da okunacaklar listeme aldım. Güzel bir anlatımdı, teşekkürler.
Fowles hayalkırıklığına uğratmıyor :)
ben daha sıkı bir kitap beklemiştim açıkçası,
adam sanki hayal kurabilirsiniz ama bu gerçekleşeceği anlamına gelmiyor demek istemiş pek te abanoz olmayan ve ne yaparsak yapalım yıkamayacak ya da aşamayacak olduğumuz o içsel kule için...
büyücü hafif bir şarlatan ile yer değiştirmiş ve anti si atılmış bir kahramanımız var bu kez.tersine yazılmış bi büyücü de diyebiliriz sanırım.son bölüm de ailesine döndüğü de varsayalırsa okuyucuya da pek top atılmamış diyebiliriz.
tipik bir yaz tatili gibi kitap ve tatil de okumuştum :)
Büyücü'den sonra okuyunca daha iyisini beklemek doğal bir şey. "Mutlaka bir Fowles kitabı okumam lazım "diyenler için olduğu söylenebilir kitabın.
Yorum Gönder