"İyi olmak ürkütücü bir iştir; insanlar onu gerer ve bazen ikiye bölerler." (s.152)Ray Bradbury'nin Shakespeare göndermeli oyunbaz bir isme sahip kitabı sıradan bir gizem-macera kitabı değil. Karanlık ve aydınlık üzerine, iyilik ve kötülük üzerine, çocukluk ve büyüme üzerine, gençlik ve yaşlılık üzerine, dostluk ve aile üzerine, karnavallar ve ucubeler üzerine insanı düşündüren, geren, kimi cümleleriyle iliklerine işleyen bir roman Something Wicked This Way Comes/Uğursuz Bir şey Geliyor Bu Yana. Bazı Stephen King romanlarını da anımsatan kitap, bol çetrefilli betimlemeleriyle ve yer yer sembolik anlatımıyla öne çıkıyor esas olarak.
Will ve Jim'in son çocukluk macerasında kasabalarına gelen yıldırım savar satıcısıyla başlayan, karnavalla devam edip atlıkarıncada son bulan öyküde Will'in babası Charles Halloway aracılığıyla da bir özgüven öyküsüne dönüşüyor roman. Atlıkarıncayı hafiften bir korku unsuru olarak kullanırken Ray Bradbury, dövmeli adam, cadı ve tozperisiyle de karnaval-sirk ortamını etkili bir gizem ortamına dönüştürüyor. Hikaye klasik bir şekilde ilerlerken romandaki kimi öğeler ve Ray Bradbury'nin anlatımı kitabı sevdiriveriyor; zaten isminden başlayarak kitabı sevmeye hazırsanız ve sıkı bir gizem yolculuğu okumak istiyorsanız, hayal kırıklığına uğramıyorsunuz.
Şahsen kitabı okurken karnavallarla ya da sirklerle ilgili öykülerin çoğu zaman beni çektiğini fark ettim. İnsanlığın sorgulandığı yerlere dönüşme kapasitesi yüksek yerler olarak görüyorum bu uç noktadaki yerleri ve karakterleri. Ayrıca romanda kütüphanelerin ve kitapların da ayrı bir önemi var. Fahrenheit 451'de olduğu gibi kitaplara gereken değerini vererek öykünün kilit olaylarından birinin geçtiği yer olarak kütüphaneyi seçiyor Ray Bradbury.
"Bütün kitaplar oraya tünemiş, yüzlerce yıllık derileri soyuluyor, birbirlerinin üzerine on milyon akbaba gibi yaslanıyorlar. Karanlık raflar arasında yürü ve bütün altın kitap başlıkları gözlerini sana doğru parlatsınlar." (s.210)
3 yorum:
ah, kulaga cok cekici geliyor, Stephen King'e benziyorsa okunasidir kesin! en kisa zamanda edinmeliyim :)
o günleri özleyenler de okuyabilir evet :))
İlginç bir kitaba benziyor, teşekkürler.
Yorum Gönder