"Kitapların yakıldığı yerlerde insanı da yakarlar."Kayıp bir kitabın etrafındaki gizemler, yitip gitmiş hayatlar, yüzyıllara yayılan kültürel etkileşim ve yine yüzyıllara yayılan acılar, savaşlar ve hiç bitmeyen ötekileştirme canavarı...
İbranice bir eski kitap üzerinde araştırma yapan ve mesleğine aşık olduğum Hanna'nın gözünden anlatılan bölümlerin yanısıra, kitabın anlatımı sondan başa doğru seyrediyor. Kitabın kimlerin elinden nerelerden geçtiğini farklı hikayelerle birbirine bağlayarak anlatıyor yazar Geraldine Brooks.
"Mesleğine aşık olduğum" dedim çünkü Hanna'nın işi eski kitaplar üzerinde kimyasal analizler yapıp kitapları analiz etmektir; bir nevi dedektiflik de denilebilir. Bir şarap lekesi, bir beyaz kıl, gümüş kopçalar gibi bulgular kitabın geçmişini günışığına çıkarmakla kalmaz, küçücük bir izden ne hikayeler çıkabileceğini de gösterir bize. Hanna'nın annesiyle olan sorunlu ilişkisine de tanık eder bizleri yazar fakat asıl bahsedilmesi gerekenler kitabın geçtiği yollarla kitabı saklamaya çalışanlarla kitabı yok etmeye çalışanların düşündürdükleridir. Her hikayeyi aynı şevkle bağrınıza basmasanız bile, kitap yakanlarla barış içinde birarada yaşayan insanları birbirinden kopararak toplumda ötekileştirme yaratanların aynı zihniyette olduğunu vurgulayan yazara minnet duyabilirsiniz.
Sonunda bu minyatürlerle dolu kitabın nasıl ve kimin elinden çıktığını manidar bir şekilde öğreniriz. Şaşırtıcı olansa, tüm o savaşlara, soykırımlara, ayrımcılıklara karşın kitabın bugünlere kadar gelebilmesidir.Beni etkileyen öyküler, kitapların kutsallığına inanan müzeci Şerif Kemal, 2. Dünya Savaşı'nda hayatta kalma mücadelesi veren Yahudi kızı Lola, döneminin tüm kısıtlılığına rağmen yeteneğiyle yaşamaya çalışan Zehra'nın öyküleri oldu. İspanya'dan Venedik'e, Bosna'dan Avustralya'ya uzanan bir yolculuğa çıkarırken yazar çeşitli inançlar arasındaki etkileşimlerle benzerliklerin farklılıklardan daha mühim olduğunu vurgulayan bir gizem romanı ortaya koyar.
4 yorum:
şükür kavuşturana:) hoş geldiniz!
pek odaklanarak yazdığım bir yazı olmadı ama teşekkürler yine de :)
sınav nasıldı sınav.
o boktan sınav nasıl oaliblir ki berat? iyi olsa ne olacak sanki? dediğini duyar gibiyim. içimden girmedim. vazgeçtim demeni bekliyorum ayrıca. ama umarım iyi olur.
neyse sevindim yazıyı görünce.
sınav demeyin bana da ne derseniz deyin.
Inception'a kadar birşey yazmam :D
Yorum Gönder