Listede olmayan ama izleseydim kesin listeye girerdi dediklerimin önde gelenleri Dexter ile Michael C.Hall, yakında izlemeyi planladığım Boardwalk Empire ile Steve Buscemi, Oz ve Mad Men karakterleri olabilir.
1- Dean Winchester (Jensen Ackles) - SupernaturalBir kere peşinen söyleyim birinciliği başka kimselere vermem, veremem. Dean Winchester sırf güzel görüntüsü yüzünden tepeye oturmamıştır listede ve bunu dizinin takipçileri çok iyi bilirler. Kendisi sadece kızlar topluluğunun değil, erkek izleyenlerin de merakla izlediği bir karakter olmuştur. Dean Winchester'ın Impala 69 marka şahane bir siyah arabası vardır. Bira içmeyi, sandviç yemeyi, hatunları, klasik rockı sever. Ailesine ölümüne bağlıdır. Gittikçe zevzekleşen kardeşi Sam'in karşısında asla sabrı elden bırakmaz. İblislerin baş düşmanı olmasının yanında meleklerle de arası bozuktur. Kafa tutmadığı adam -ya da varlık demeli- kalmamıştır. Sonuna kadar özgür iradeyi savunur. Kardeşi Sam Winchester'la arasındaki bağ kadar Castiel'le oluşturduğu süper ikililik durumu da evlere şenliktir. Her türlü Dean evlere şenliktir aslında. Duygusal Dean, üzgün Dean, komik Dean, öfkeli Dean, şaşırtıcı Dean... her hali önemlidir karakterin ve her an'ıyla ekrana kilitler. Jensen Ackles Supernatural'dan önce pembe dizilerde bile oynamış. Supernatural bir gün bitecek maalesef ve ben en vasat bölümleri bile özleyeceğim ama kendisini leziz bir komedide izlemeyi çok isterim.
2- Chandler Bing (Matthew Perry) - FriendsChandler olmasaydı Friends bu denli etkili bir komedi dizisi olamazdı ve 10 sezon boyunca Ross&Rachel atışması-ilişkisi vs. de çekilmezdi misal. Chandler'ın alaycı esprilerini toplasanız sağlam bir kitap olurdu. O kitabın da ilk müşterisi ben olurdum. Alaycılığının sinir bozucu noktalara geldiği de olmamış mıdır? Elbette olmuştur ancak aralarındaki en zeki karakter olarak durum komedileri arasında önemli bir yer edinmiştir kendisine. Sözleri çoğunlukla cuk oturur kıvamda olmuştur. Monica'yla sağlam bir şekilde ilerleyen ilişkisi de kendilerini favori çiftlerimiz arasına sokmuştur. Matthew Perry sezonlar ilerledikçe uyuşturucu tedavisi neticesinde şiştikçe şişerek hayal kırıklığına uğratmıştır izleyenleri ancak karakterine olan etkisinin de senaryoda önemli bir yerinin olduğu söylenegelmiştir.
3- Claire Fisher (Lauren Ambrose) - Six Feet UnderSix Feet Under'dan başka karakterler de alabilirdim listeye ancak Claire Fisher'ı uygun gördüm zaman zaman drama kraliçesi rolünü biraz abartsa da. Sivri diliyle, sanatçı kişiliğiyle, hayattaki yerini bulma yolculuğuyla, birbirinden arıza erkek arkadaşlarıyla, o çatlak ve kasvetli evde büyümenin getirdikleriyle baş etmeye çalışma yöntemleriyle hala onun gibisine rastlayamadığım bir karakter olmuştur Claire Fisher. Six Feet Under her şeyiyle önemlidir benim için zaten ve hala da o denli etkili bir diziye rastlamış değilim. Claire'in özellikle 4. ve 5. sezondaki halleri ve gelişimi kaydadeğerdir.
4- Dr. Gregory House (Hugh Laurie) - HouseDiziden tek bir bölüm izleseniz bile, neden bu kadar üst sıralarda olduğunu ve ne nev-i şahsına münhasır bir kişilik olduğunu anlarsınız. Sherlock Holmes benzerliğiyle başlayıp dramdan komediye uzanan uzun soluklu bir dizi olmuştur House. Hugh Laurie'nin etkisinin yanında, senaristlerin hinlikleri de bu açıdan önemlidir. Aforizmalar saçılır da saçılır House'ın dilinden. Kök söktürenler liginin kaptanıdır evet ama o meymenetsiz ekibinin karşısında söyledikleri, yaptıkları ve tavırları kıs kıs güldürür. Apayrı bir yazı konusudur ve uzun uzadıya incelenecek bir karakterdir House.
5- Jeff Murdock (Richard Coyle) - CouplingNe Coupling'siz bir dizi listesi olur, ne de Jeff Murdoch'sız. Jeff Murdoch womanizer havalarında bir şapşaldır. İyi ki öyledir. Her türlü kadın-erkek muhabbetiyle ve ilişki dinamikleriyle dalga geçerek unutulmaz esprilere imza atan Coupling'in can damarı Jeff Murdoch'tır ve bunda Richard Coyle'un yeri büyüktür. Öyle hayati bir oyunculuktu ki, o diziden gittikten sonra eski havayı mumla aramıştık. Bak izleyesim geldi şimdi gene.
6- Castiel (Misha Collins) - SupernaturalKısa zamanda tüm tv dizileri içinde kendine has bir hayran kitlesi yaratabilen kaç karakter vardır sorarım size? Melek Castiel Supernatural'a damgasını basmıştır. Her bölümde de yer almamaktadır üstelik. Sakın gitmesin diziden, habire "assbutt" desin, gönlümüzü yesin, trençkotunu da üstünden çıkarmasın. Bir de hep melek kalsın. Şaşkın-sarhoş-düşmüş melek tipiyle de ayrı bir güldürü konusu olsa da melek kalması zaruridir.
7- Benjamin Linus (Michael Emerson) - LostBenjamin Fucking Linus'tır karşımızdaki, boru değil. Kötü adam kavramına yepyeni bir boyut eklemiştir. Sırf o ifadesiz duruşu ve kestirilemezliği için bile kaçınılmaz bir şekilde izletir kendini. Dizi süresince karakter gelişimi muazzam olmuştur. Michael Emerson Benjamin Linus için "hayatımın rolü" derken boşuna konuşmamıştır. Nokta.
8- Desmond Hume (Henry Ian Cusick) - LostLost'un en iyi bölümlerinin sahibi olarak Desmond diğerlerinden çok ayrı bir yerde durur. TV tarihinin belki de en çok özlenecek karakterlerinden biri olacaktır Desmond. Onun bölümlerini ağzımız 5 karış açık izleriz. Bilge duruşu kadar Penny Penny diye koşturduğu bölümleri de severiz.
9- Michael Scofield (Wentworth Miller) - Prison BreakMichael Scofield'ın her durum için bir planı vardı. Soğukkanlılığı, zekası, o derinden gelen ses tonu ve sevdikleri için göze aldıklarıyla süperler liginde oynadı. Dizi mükemmel bir aksiyon-hapishane macerası mıydı yoksa mantık hatalarıyla dolu zorlamalar çok muydu gibi tartışmalar gereksiz şu an için. Kısa sürmesi beklenen dizinin lokomotifiydi Scofield ve özellikle listeye dahil etmeli miydim diye yakındığım kötü adam T-Bag'le mücadeleleri mutlaka anılmalı.
10- SeinfeldgillerJerry Seinfeld ve Larry David zeki adamlar. Ayrıntılarıyla ve hinlikleriyle parmak ısırtan, mutlaka anılması gereken bir dizi Seinfeld. Henüz tüm bölümleri izleyemedim ama birbirinden antika tüm ekibi dahil ettim gitti listeye. Tekrar tekrar izlenebilme kapasiteleri de cabası.
11- Monica Geller & Phoebe Buffay (Courtney Cox & Lisa Kudrow) - FriendsMonica sağlamdır, candır, dişidir. Dizinin "annesi" gibi bir şeydir. Bu yüzdendir ki herkes onun evinde toplanır. Titizlik hastalığıyla ve kontrol delisi kişiliğiyle diğerlerine kimi zaman kök söktürse de en güvenilir kadın dizi karakterlerinden biridir. Phoebe ise tam tersi. Son derece çatlaktır. Garip geçmişi ve uygunsuz laflarıyla etrafındakileri zor durumda bırakır. Tıpkı Joey Tribbiani gibi olaylara karşı kendine özgü çözümler geliştirir ve tüm o karmaşık geçmişine rağmen dizinin en neşeli karakteridir. Lisa Kudrow dizide en çok ödül kazanan oyuncu olmuştu yanlış hatırlamıyorsam. Rachel listeye girememiştir Jennifer Aniston'a kıllığımdan dolayı fakat esasında Rachel karakteri Aniston'ın kimi abartılı anlarına rağmen en iyi canlandırdığı karakter olmuştu ve sonraki tüm rollerinde Rachel'ı arattı.
12- James "Sawyer" Ford (Josh Holloway) - LostSawyer'ı bu denli unutulmaz kılan nedir sahiden? Esasında bencil ve şımarıktır ya da kendini öyle gösterir. Bazen çok şaşırtmış, bazen de tam kendinden beklenenleri yapmıştır. Dizide götürmediği hatun kalmadığı gibi paralel dünyadaki polis Sawyer karakteriyle de son sezonda gönüllerde taht kurmuştur. Üstelik de kitap kurdudur yahu. Josh Holloway bir daha böyle hem eğlenceli hem de tehlikeli sularda yüzebilen bir karakter bulabilecek mi bilinmez fakat onsuz Lost baharatsız cips gibi bir şey olurdu ya da nasıl bir benzetmeyi uygun görürseniz artıkın...
13- Walter White (Bryan Cranston) - Breaking BadBreaking Bad Six Feet Under'dan bu yana izlediğim en sağlam drama dizisi. Kanser hastası kimya öğretmeninin "yoldan çıkıp" uyuşturucu yapımıyla uğraşmasının akabinde gelişen olaylar, ezici bir gerçekçilik, tüm o vurucu an'lar ve Bryan Cranston'ın olağanüstü oyunculuğu diziyi izlemek için yeterli sebepler. Walter'ın her soruna bir çözüm bulabildiği an'lar favorilerdendir. Sıradan bir adamın karanlık yolculuğu bakalım nereye varacak?
14-Eric Northman (Alexander Skarsgard) - True BloodHiç sanmıyorum ki bunun için bir açıklama yapma gereği duyayım. Sıkıcı ve meymenetsiz Sookeh-Biiel muhabbetleri bir an önce bitse de, Sookie'yle Eric ya da Eric'le Pam karşı karşıya gelse de gözümüz gönlümüz açılmakla kalmasa, keyifli sahneler izlesek demeyen kaç kişi vardır ki True Blood izliyorum deyip de? Geleceğin Brad Pitt'i olmak üzeredir Skarsgard beyefendi de.
15- Joey Tribbiani (Matt Le Blanc) - Friends"How ya doin?"
Joey'siz liste olur muymuş hiç? İlk 10'da da olabilirdi kendisi aslında ama elemeler ve eklemelerle böyle oluyor. Barney Stinson'a ilham kaynağı olduğundan şüphelenmekteyim. Barney'nin daha sevimli, eğlenceli ve şapşal versiyonu olabilir. Joey'siz Friends hiçbir şeye benzemezdi. Chandler'la harika bir ikiliydiler. Olaylara kendince bir bakış açısının olması onu özgün kılmıştır. Ross'un gıcıklık kıvamındaki şapşallığının yanında Joey şapşal durumlarıyla dalga geçmeyi bilen bir karakter olmuştur. Hele o mimikler beni benden almaktadır. Dean Winchester'a da hafiften benzemiyor mu?
16- Effy & Emily & Naomi & Jal (Kaya Scodelario & Kathryn Prescott & Lily Loveless & Larissa Wilson) - SkinsDerdi hiç bitmeyen cool hatun Effy, gay çift Emily ve Naomi ile ilk iki sezondan Jal mutlaka anmam gereken karakterler. Effy çok başka bir konu. Hatta ayrı bir yazı konusu. Ya hayran olur, ya nefret edersiniz. Müzisyen Jal ise dizinin en normal karakteridir belki de. Gay çiftten özellikle Emily'nin gelişimi ise kaydadeğerdir.
17- Bernard Black (Dylan Moran) - Black BooksHenüz 3 bölüm izlememe rağmen anında favorilerim arasına giren bir karakter oldu Bernard Black. Dylan Moran'ın kendi yazdığı bir dizi olarak Black Books'un mutlaka izlenmesi lazımdır komedi kategorisinde. Üstelik de 6'şar bölümlü kısacık sezonlara sahiptir maalesef. Akıllara zarar karakterler listesi olsa, direkt birinciliğe oynardı.
18- Jessica (Deborah Ann Woll) - True BloodEn güzel kızıl vampir, belki de en güzel vampir Jessica'dır. Acemi vampir olarak hem komik hem hüzünlü sahnelerde kendine yer ayırmıştır. Sonraki maceralarını merakla bekliyoruz.
19- Cassie & Sid (Hannah Murray & Mike Bailey) - Skinsİniş çıkışlarla dolu bir ilişkinin iki tarafı olarak "ohvowlovely" Cassie ile basiretsizliği karşısında tüylerimizi diken diken eden Sid Skins'in birinci nesil grubu arasından favorilerim olarak sıyrıldılar. Cassie anoreksiktir, bir dolu sorunu vardır, arkadaş grubunun arasında kendi başına ayakta kalmaya çalışır ve diğerlerinin yanında bariz bir ayrıksılığı vardır. Sid ezik ergen gençliğini temsil eder. Sinir bozucu halleri çoktur ama izlediğim en inandırıcı genç oyuncular arasından sivrilen Mike Bailey'nin de etkisiyle unutulmazlar arasına girer. Kendi ergenliğini hatırlatır insana çoğu zaman Sid. Diskoda Tony'ye sarılıp ağladığı sahneyi ise hiç unutamam tüyleri diken diken eden Crystal Castles-Alice Practice eşliğinde.
20- Barney Stinson (Neil Patrick Harris) - How I Met Your MotherHimym'ı izleme sebebim Barney'dir. (Biraz da Marshall belki ama listeye alasım gelmedi dizideki diğer karakterleri) Tüm o kendinden emin womanizer görüntüsünün altında yatanlara rastlarız kimi zaman. Normalde karşınıza çıksa bucak bucak kaçarsınız Barneygillerden ama fantastik dizi dünyası evreninde favorileriniz olurlar. Şapşal ve ille de çoluk çocuk diyen o kaçılası Ted karakterinin yanında keyifle izliyoruz Barney'i. Hem ne diyordu kendisi: "When I get sad, I stop being sad and be awesome instead. True story!"

21- Jesse Pinkman (Aaron Paul) - Breaking Bad
Keşliği, beceriksizliği, dibe vurmaları, Walter'la kavgalarına rağmen iyi bir ikili oluşları ve özellikle 3. sezondaki vurucu sahneleriyle Jesse Pinkman mutlaka listemde yer almalıydı. Aaron Paul karakterine iyice adapte olmuş olsa gerek ki oyunculuğunu sürekli geliştirdi. Kendisine kıçı kırık bir vaziyette Korn'un Thoughtless videosunda rastlayabilirsiniz ayrıca.
22- Juliet Burke (Elizabeth Mitchell) - LostAkıbetiyle içimizi eritti Juliet. Fos çıkan bir Kate'in karşısında Juliet sağlam bir hatun kişilikti. Sağ gösterip sol vuracak diye bekletiyordu hep. Sawyer'la da harika bir çift olmuşlardı.
23 - Sheldon Cooper (Jim Parsons) -The Big Bang TheoryResmen "şimdi neler yumurtlayacak" diye izliyoruz çatlak Sheldon'ı. Sheldon Cooper olmasa Big Bang Theory de olmaz kesinlikle. Penny'le atışmaları ve diğer nerd'lere kök söktürmeleri evlere şenlik zaman zaman laflarını takip etmekte zorlansak da.
24- Olivia Dunham (Anna Torv) - FringeAradığımız kadın aksiyon kahramanına Fringe sayesinde kavuştuk. Komplo teorilerini zaman zaman abartsa da, ağzımız bir karış açık izliyoruz Fringe'i. Şimdi bir de alternatif Olivia-paralel dünya olayı çıktı. Çok da iyi oldu. Anna Torv'un "hık demiş burnundan düşmüş" kıvamındaki Cate Blanchett benzerliği de cabası.
25- Hurley ya da Hugo Reyes (Jorge Garcia) - LostHurley'li bölümler hep güzel olmuştur Lost'ta. Lost'un en sevilesi karakteri Hurley'dir dersem abartmış olmam.
26- Blair Waldorf (Leighton Meester) - Gossip GirlGossip Girl'ü izleme sebebimdir kendisi tüm şımarıklığına, bencilliğine ve entrika hastalığına rağmen. Gayet de vasat bir Serena karakterinin yanında ilaç gibi gelir Blair. Masum sarışın prenses imajına rağmen karşısına çıkan her erkekle "aşk" yaşamayı kendine bir borç bilen Serena'nın karşısında yaşasın Blair demekten kendimi alamam. Bir de o Jenny yok mu, saçlarını yolasım gelir.
27- Dr. Troy & Dr. McNamara (Julian McMahon & Dylan Walsh) - Nip TuckEstetik ameliyatlar, sayısız skandallar, yozlaşmış tipler ve rahatsız edici sahnelerle dolu Nip Tuck'ın başlarına gelmedik kalmayan ikilisi, ayrılmaz ikililer listelerinde de mutlaka yer alması gereken bir ikilidir. "Womanizer" kimliğiyle Dr.Troy daha popülerdir aslında ama ben Sean McNamara'yı daha çok severim. Pek bi mülayim olmakla birlikte, karanlık yüzünü sergilemekten de kaçınmamıştır şartlar gerektirdiğinde.
28- Mulder & Scully (David Duchovny & Gillian Anderson) - The Ex-FilesEx-Files şu anki birçok dizinin atalarından sayılabilir. Öyle popüler bir ikiliydi ki Mulder ile Scully, sayısız parodiye de konu oldular. Bu dizi için uykusuz kaldığım geceler hala hatırımdadır.
29- Mick St. John & Beth Turner (Alex O'Loughlin & Sophie Myles) - MoonlightTrue Blood'dan önce de Moonlight vardı. Vampir dedektifle yavuklusu muhabir kızımızın maceraları maalesef tek sezon sürdü ve buna rağmen favoriler arasında yerlerini aldılar. Moonlight'tan daha vasat diziler hala devam ederken insanın kafasını duvarlara vurası geliyor.
30- Cuddy/Wilson (Lisa Edelstein/Robert Sean Leonard) - HouseDr. House'ın sevimsiz ekibini görünce Cuddy ile Wilson'ın ne denli pırlanta gibi olduğunu düşünmeden edemiyor insan. Her ikisinin de House'la atışmaları evlere şenlik. Daha yukarılarda da yer alabilirlerdi tabi.
Daha uzun bir liste olsaydı, kesin listede olurlardı dediklerim: Prison Break'ten T-Bag, Lost'tan Jacob, Friends'den Ross Geller, Six Feet Under'dan David Fisher ve Brenda Chenowith, Skins'ten Tony Stonem ve Cook, Himym'den Marshall ve Robin.
9 yorum:
ben de bir liste yapsaydım sıralama hemen hemen seninki gibi olurdu, house,hurley ve sheldon'ı olduklarından daha üste koyardım.
Yaa süper olmuş bu liste!
Ben de dizikolik bi hatun olarak tebrik ediyorum seni.
Supernatural'ı herkes pek bi çok sevdi, ben bi türlü sevemedim bu arada. Bu listeye Vampire Diaries'ten Damon'ı, one Tree Hill'den Brooke'u, Sons of Anarchy'den Jackson'ı eklerdim zannımca. Daha eklenesi isim var ama aklıma bu kadar geldi. :)
Öperim. mucuk.
Benim favori karakteri listemin ilk 10'unda kesinlikle Dexter'daki Debra olurdu. Fuck kelimesi bi baskasina bu kadar cok yakisamaz! :)
çok hoş olmuş. bayılıyorum bu tür listelere, yapmaya da, bakmaya da :)
dean için yazdıklarına tamamen katıldım, ilk bölümde sam ve dean'e şöyle bir bakıp "hangisi daha yakışıklı acaba? sam biraz daha yüzüne bakılır gibi," diye düşündüğümü hatırlıyorum ve kendime şaşıyorum. sam'in zevzevklikleriyle (ve ackles'ın padalecki'nin karşısında oyunculuk olarak devleşmesiyle) gözümden düşmesi fazla zaman almadı (hah tam sempatik buldum diyorum yine bir sürü gıcıklığa boğuluyor, bu sezon da içinde bir yerlerde lucifer gizli midir nedir anlamadım ama dean'e bir yıl boyunca bu kadar büyük bir acı çektirilir mi? terbiyesizlik.), dean karakteri ise büyüdükçe büyüdü. üzülüyorum falan bu kurmaca karakter için, vahim bir durum belki de.
güçsüz kadın karakter meselesine de katılıyorum ama az da olsa çıkınca çıkıyor, mesela ata ismet özçelik şöyle bir liste yapmıştı: amerikan dizilerindeki baskın kadınlar. ki ayrıca şunları ekleyebilirim bu kadın karakterlere ben: veronica mars, bsg'den starbuck, firefly'dan zoe, nikita'dan (şu an yayınlanan tırt nikita'dan değil de eski, peta wilson'lı, adam gibi nikita'dan) nikita, alias'tan sydney, damages'den patty, gilmore girls'den ana kız gilmore'lar ve de buffy/angel'daki nerdeyse tüm kadın karakterler.
ayrıca: kim effy'den nefret edebilir, ayıp, çok ayıp!
bir de breaking bad'den saul goodman yeni favorim :p
miss şizoid: House'ı ilk 5'e koymasam olmazdı. Hurley ve Sheldon aynen kafa karıştırıcı oldu benim için ve daha yukarılara da koyabilirdim ama hepsini ayıklayıp benim üzerimde bıraktıkları etkiye göre sıralamak zor oldu.
Leah: Teşekkürler. Supernatural'ı doğaüstü olaylarla arası olmayanlar sevmeyebilir ama onun dışında ne desem bilemiyorum. One Tree Hill tarzı zengin gençler çevresinde gelişen diziler de pek bana hitap etmiyor. Gossip Girl hariç tabi. Onu da dediğim gibi biraz Blair için, biraz geyik olsun diye, biraz da hızlı kurgulu olduğu için izliyorum. Sons of Anarchy'ye çok yabancıyım. Vampire Diaries ve Damon'ı da çok seven var tabi de öyle büyük bir Ian Somerhalder hayranlığım yok. :D
Hatta ilk birkaç bölümü izledim ama Damon'dan başka izlemeye değer bir karakter bulamayınca takip etmemeye karar verdim.
Sevgiler sana da :)
ZSA: Dexter izlesem eminim ordan karakterler eklerdim buraya ben de. :)
Çavlan: Listeler yapmak ve listeleri incelemek zevkli de zamandan çalıyor işte maalesef.
İlk bölümlerde inan aynen senin gibi Sam'e meyilliydim. Sezonlar ilerledikçe gıcıklaştı ve o anki kendimden şüphe etmeye başladım sonradan ben de :D
Eski Nikita'yı izlemiştim ama çok aklımda kalmamış nedense. Alias'ın da bilincindeyim ve bulaşmayı düşünüyorum bi ara. Lena Olin'e sevgimden biraz da sanırım. Diğer saydıklarını da izlemedim ama gene de erkek karakterlere göre azlar güçlü kadın karakterler. Mevcut olanlar da yan rollere mi meyilli sanki ne?
Effy'ye uyuzluklarını sıralayıp durmuş millet yabancı sitelerde de Freddie'den falan dolayı sanırım biraz da :D Effy şahane bence.
Saul Goodman'ın sahnelerinde yarılıyorum resmen. Dizinin en komik anlarının sahibi. Ayrıca Walter'ın patronunu oynayan Giancarlo Espozito da çok iyi. Walter'ın karısına uyuzluğumu ise açıklayamıyorum bir türlü. Son sezonda fena değildi gerçi. :p
Her geçen gün biraz daha nefretle yaklaştığım Lost'tan gördüğüm her karakter biraz daha dişlerimi gıcırdatmama neden olsa da, Benjamin'in olması güzel
Sam/Dean arasında tartışılmaz dean tercihim vardır, espri anlayışı yeter ve evet sam her geen gün daha da irileşmekte ve aynı oranda mallaşmakta, hatta bir bölümde sorguladıkları adamlardan birinin sam'i "sasquatch" olarak tarif etmesi, onların da bunun farkında olduğunu gösteriyor
En son yazdığım gibi Ben bu listenin başına the wire'dan Omar Little'ı koyardım.
Friends'i çok severim ama sadece chandler belki de phoebe listemde olurdu.
Son olarak Scully'nin olduğu listede Olivia Dunham'ın olması eşyanın tabiatına aykırı, Cigarette smoking man çarpar adamı bak
sanırım ben çok daha muhafazakarım bu konuda:)
Lost'un son iki sezonunu sevdiğim birkaç karakter için izledim ben de zaten. Onun dışında muhteşem başlayıp can sıkıcı bir şekilde biten bir dizi oldu.
Dean Winchester'sız dizi listesini listeden saymam zaten. Chandler ve Phoebe'siz de olmazdı zira. Friends'in can damarları onlar. X-Files'ın son sezonlarını izlemedim ve biraz da hayalkırıklığı şeklinde devam etti dizi benim açımdan. Yoksa daha yükseğe ekleyebilirdim Mulder ve Scully'yi.
The Wire'ın ilk 3 bölümünü izledim. Sarmayınca devam etmedim.
Sonuçta yabancı dizi olayı güzel oluyor, hayatımızı kurtarıyor :)
Jeff'in fotoğrafı dahi güldürdü. Koyduğun yeri hakediyor.:) Yalnız Jesse Pinkman'ın daha yukarılarda olmasını isterdim, daha yukarılarda olmaması gerek belki ama ben isterdim:) çok hoş bir liste, eline sağlık.
Jesse Pinkman gibi "kötü çocuk" imajında takılan karakterleri yüksek sıralarda görmek isteriz nedense ve bunun da nedeni, "kötü çocuklara bayılırım. etkileyici vs olurlar" klişesi değildir. Jesse Pinkman gibi karakterler izlemesi daha keyifli olmalarının yanısıra, sürprizlerle doludurlar ve karakter gelişimi açısından da izleyici dostudurlar :)
Yorum Gönder