"Siz makineler dünyasında yaşıyorsunuz ve kalbi çarpan şeylerin düşünü kuruyorsunuz. Biz makineleri düşlüyoruz çünkü çarpan kalplerin bizi terk ettiğini gördük."Küçük Arı, "yeni Uçurtma Avcısı" diye pazarlanan bir kitap. Uçurtma Avcısı'yla olan benzerlikleri, Küçük Arı'da da ahlaki bir ikilemin yer alması ve Batının dudak büküp biraz da korkarak uzaktan seyre baktığı bir ülkenin sorunlarına bir şekilde ışık tutması. Bu benzerlikleri geçtiğimizde, anlatım olarak Küçük Arı isimli Nijeryalı kızın kendine özgü bakış açısıyla, esprili yaklaşımla hüzünlü yaklaşımın güzelce kaynaştığı bir üslubun kitabı asıl sevdiren özelliği olduğunu söylemeliyim. Nijeryalı kızın olgunluğu ve sakinliği sayesinde kitap bir duygu sömürüsü romanı olmaktan kurtuluyor.
Kitabın tamamı Küçük Arı'nın diliyle yazılsaydı keşke diye düşünmeden edemedim. Bir yandan da, İngiliz bir kadının bakış açısıyla yazılıp tipik Batılı kadınını yansıtan ve bu Batılı kadının yaşadıkları aracılığıyla cilalı Batı dünyasının ardındaki kokuşmuş gerçekleri açığa çıkaran bölümler vardı. Nijerya'daki petrol savaşları yüzünden evlerini ve ailelerini kaybeden insanların dramına tanık etmek gibi bildik bir misyonu var kitabın. Kadının Batman kostümünü üzerinden çıkarmayan oğluyla olan ilişkisi yerine, yazar, kadının yasak ilişkisi üzerinden giderek ahlaki ikilem tartışmalarına doğru yol almayı seçmiş. Bunu yaparken, ne yargılayıcı, ne de acındırıcı olmamayı başarıyor bir şekilde ama genç kadının ilişki ikilemlerinin üzerinde biraz fazlaca duruyor. Olayların birbirine bağlanış biçimi de tartışılabilir. Oğluyla parkta geçen olaylar gereksizdi örneğin. Goodreads'de okuduğum yorumlardan birindeki, "Küçük Arı, genç kadının kendini bulma yolculuğunda bir araç olarak yansıtılmış sadece" şeklindeki yoruma ister istemez katıldım bazı bölümlerde.
Kaçınılmaz Uçurtma Avcısı karşılaştırmalarına girmek istemiyorum ama söylemem gerekir ki, "Uçurtma Avcısı kadar olamamış" şeklindeki yorumlara katılamadım çünkü bazı açılardan Küçük Arı, okura daha fazla duygu hissettirip empati kurduruyordu bana göre. Küçük Arı'nın İngiltere'ye ilişkin izlenimleri ve kendine ait bakış açısı Uçurma Avcısı'nın ne karakterlerinde, ne de anlatımında vardı. Uçurtma Avcısı'nda hep bir tatsız duygu vardı. Oradaki karakterin pişmanlığı sanki biraz da, Afganistan'a geri dönmek zorunda olmanın yönlendirdiği bir pişmanlık gibiydi, içten gelen bir pişmanlık değil. Sonuçta, insanların bu karşılaştırmaları yapması ise, kitabın maalesef bu şekilde pazarlanmasından kaynaklanıyor. İkinci bir Uçurtma Avcısı arayışı gibi arayışlar nereden, neden çıkar onu anlayamıyorum bir türlü. Küçük Arı ve küçük Batman'i okumak, her şeye rağmen güzeldi.
"Bütün yara izlerini bir güzellik olarak görmeliyiz. Tamam mı? Bu bizim sırrımız olsun. Çünkü, tecrübelerime dayanarak söylüyorum, ölürken yara izi olmaz. Yara izi "ben kurtuldum." demektir."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder