Perşembe, Temmuz 07, 2011

Fener Bekçisi

"Bozuk bir dünya istememişti. Yüce, görkemli ve değişmez bir şeyler istemişti."

Jeanette Winterson deyince Vişnenin Cinsiyeti'ni duyardım öteden beri ama Fener Bekçisi'yle başladım yazarı okumaya. Güzel bir başlangıç olduğunu söyleyebilirim her ne kadar yazarın üslubunun öykü akışı ile karakter gelişiminin önüne geçtiğini düşünsem de. Daha çok şiirsel dili ve pırıltılı metaforları için okunacak bir kitap Fener Bekçisi ve bunlardan da bir şikayetim yok. Yine de, daha çok, öksüz kız Gümüş'le fener bekçisi Pew'un ilişkisine odaklanan bir öyküyü yeğlerdim. Önceki fener bekçisi Dark'ın kayıp aşk öyküsü ile birlikte işlenen kurgudan çok, Gümüş'le kör fener bekçisi Pew'un akıbetinden de çok, bir deniz fenerinde yaşam, yitirilmiş kimi değerlerle modern yaşamın ruhsuzluğuna odaklanılan ayrıntılara olan kaçınılmaz ilgim kitabı sevdiren öğeler oldu.

"Bazen ışık denizin dibine ulaşacak denli güçlü olur."

1 yorum:

verbumnonfacta dedi ki...

bihaber olduğum bir kitap daha. duyunca heyecanladım ve hemen ısmarladım.