Andrei Zyvagintsev'in karanlık, mistik ve büyülü filmi Dönüş görünen hikaye yerine satır aralarını araştırırken, etkileyici görselliği, ders olarak okutulabilecek sinematografisi ve müzikleriyle etkisini daha da artırıyor. Yönetmen filme hem bir aile ve yol filmi olarak bakmamızı, hem sembolik göndermeleriyle düşünmemizi, hem de insan ilişkilerinin geriliminde kendimizi kaybetmemizi sağlıyor. İki kardeşin karakterlerinin farklı göndermelere açık olması da cabası.
Zalim baba ile farklı tavırlar takınan iki kardeşin öyküsü daha önce sayısız kez anlatılmış olabilir fakat Dönüş, en bilinen hikayelerden bile nasıl şaheserler çıkabileceğini kanıtlıyor. Baba oğul hikayesinden çok insan ruhunun hikayesi şeklinde izledim filmi sonuna dek. Ivan'ın babasına olan kuşkularının üzerine filmin finalinin farklı hisleri çağrıştırması filme birkaç açıdan birden bakmamızı sağlıyor ve sonuçta bir büyüme öyküsüne dönüşüyor Dönüş. En sonundaki fotoğraf albümü de tuz biber ekiyor. Kardeşlerden büyük olanını canlandıran oyuncunun çekimlerden sonra yaşamını yitirdiğini öğrenince daha da buruk bakıyorsunuz filme.
4 yorum:
seyrettiğim ve sevdiğim filmdir dönüş..senden okumakta güzeldi, teşekkürler...
filmi izleyeli epey olmuş.Bana Tarkovski'yi hatırlatmıştı biraz.(isimler de aynı zaten:))
Fena değildi diye hatırlıyorum. İzlediğim zamana göre değişiyor bazı filmler hakkındaki düşüncelerim, o zaman sıkıntılıydım galiba ki net değil kafamda:)Artık film izleyemiyor olmam da kötü:(
guzel filmdi
izlediğimde durgunluğuyla çok etkilemişti film beni..
Yorum Gönder