Kırmızı Kazak'ı okuduğumdan beri köşe yazılarını da çok sevdiğim Meltem Gürle'nin yeni derlemesini sekiz gözle bekliyordum. İrlanda Defteri gerek İrlanda edebiyatı, tarihi, doğası ve insanları bakımından, gerek yazarın günlük sevinçleri ve gözlemleri bakımından beklediğim içeriği, özlediğim Meltem Gürle dilinin güzelliğini, İrlanda'ya gitmiş kadar olma hissini ziyadesiyle verdi.
Bahsettiği İrlandalı yazarların hepsini okumasak bile ufuk açan, yeni keşiflere vesile olan, bazen farklı açılardan düşündüren denemelerin her biri ayrı bir yolculuk gibi. Meltem Gürle'nin şahane dil kullanımına ve detaylı gözlemlerine ev sahibi Mary'nin nev-i şahsına münhasır nükteleri de eşlik ediyor bu kez. Trinity College'den Tolkien'e ilham veren yerlere gittiği yerler, içtiği Guinnessler, ülkenin siyasi tarihini Meltem Gürle'yle birlikte bizim de anlamaya ve öğrenmeye çalışmamız, göç ve yabancı ülke psikolojisine dair yazdıkları, günlük rutinlerin değerini anımsatması yazılarının en özel anları arasında. Sahnede Cillian Murphy'i canlı izlerken heyecanlanmasıyla, Dolores O'Riordan'ın ölümüne üzülmesiyle, buz gibi sularda şok yaşamasıyla benzer şekilde empati kurdum. Meltem Gürle hep yazsın, edebiyatla başlayıp var oluş yolculuğuna dönüşen yazılarını hep okuyalım.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder