Bir kitabı okuduktan sonra arınmış hissetmek. Bir Hayat Nefesi'nin bendeki etkisi budur. Clarice Lispector'ın zirvesi olabilir bu anlatı. Daha önce okuduklarıma tekrar dönebilirsem, buna cesaret edebilirsem ve vakit bulabilirsem/yaratabilirsem karar verebilirim buna ancak tabii.
Anlatıcı yazar ve yarattığı karakter Angela Pralini arasında gidip gelen düşüncelerde yazarın kendi benliği nerede başlıyor, kurmaca karakterinin benliği nerede bitiyor ve aslında yazarın da bir başka yönü olan Angela'da aksedilenlerin ne kadarı yazarın düşsel yanı ve hangi benliği daha gerçek. Lispector hem iç içe kurmacalı bir anlatım biçimini benimsiyor burada, hem de var oluş felsefesini biraz daha derinleştiriyor. Bazı Güney Amerikalı yazarların yazarla karakterlerini metinde buluşturduğu oyunbaz metinlerinin Clarice Lispector'a özgü hali. Anlatıcılığın ve dilin sınırlarını zorluyor Lispector her zamanki gibi.
Belli bir hikaye biçimi içermeyen, tamamen anlatıcı yazar ve kurmaca karakterinin zihninde geçen, mistik ve büyüleyici bir edebi etki. Karanlıktaki Elma'ya dair yazımda da belirttiğim gibi, insanın var oluş hikayesi olarak da görmek mümkün. Yine Clarice Lispector'a filozof muamelesi yapılarak okunduğunda ve irdelendiğinde ve cümleleriyle empati kurulabildiğinde, var oluşu sorgulamaya hazır olunduğunda özdeşleşilebilecek bir metin. İçine girilemediğinde doğru zamanı beklemek daha iyi olur belki de.
Kurmacanın anlamından, kurmaca karakterlere yansıyan yazarın özbenliğinden, yazmanın ancak hiçliğe hitap edildiğinde değer kazanabileceğinden dem vurup yaşamın anlamını, ölüme karşı tavrımızı, günlük yaşamın sıradanlığındaki acınası var oluşumuzu, nesnelerin yalnızlığıyla insan yalnızlığının benzerliğini, kendimize dışarıdan bakmayı, arzuyla mutluluk arasındaki bağı, dış dünyayla iç dünyamız arasındaki çelişkileri dile getirerek devam ediyor. Angela Pralini'nin tökezlediği anların aslında yazarın kendi mücadeleleri, hayal kırıklıkları, çelişkileri olduğunu biliyoruz. Kendini kurtarmak için yazmak diyor yazar. Kendi ruhunu arındırmak için. Benliğini sorgulamak ve vurgulamak için. Melankolideki şiirselliği bir yaşam şölenine dönüştürüyor.
Yazarın ölümünden sonra tam olarak bitmemiş haliyle yayımlanan bir metin Bir Hayat Nefesi. Gerçek bir olgunluk çağı deneyimi gibi. Kalemi soyut görülen kendine özgü bir yazarın olgunluk çağının ürünü. Kelimeleri eğip bükme becerisi bu anlatıda da şapka çıkarıyor. Bir trans halindeymişçesine okudum. Bir meditasyon ürünü gibi dedikleri kadar var. Yazmak, yaratıcıyla eseri, var olmanın yükü üzerine düşünmek isteyenler için bir nimet. Ruhumda özel bir yer edindi şimdiden.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder